Bilirkişilik ve Daubert Standartları

Daubert Standartları, bir davanın mahkeme sürecinde sunulan bilimsel mütalaa veya uzman görüşlerinin ve delillerinin, hakem heyeti (veya hâkim) tarafından kabul edilebilirliğini belirlemek için kullanılan hukuk normlarıdır.
Daubert Standartları’nın doğuş hikayesi, adli bilimler ve hukuk tarihinin en dönüm noktası davalarından biri olan Daubert v. Merrell Dow Pharmaceuticals, Inc. (1993) davasına dayanır. Bu dava, ilaç sektörünü, anne karnındaki bebekleri ve mahkemelerin “bilim” adı altında neleri kabul edebileceğine dair kabulleri kökten değiştirmiştir.
İşte standartların hukuk dünyasına girmesine neden olan o vaka:
Bendectin İlacı ve Doğum Kusurları
1950’lerin sonlarından itibaren Merrell Dow Pharmaceuticals adlı ilaç şirketi, hamile kadınların sabah bulantılarını önlemek için Bendectin isimli bir ilaç piyasaya sürmüştür. İlaç dünya çapında milyonlarca hamile kadın tarafından kullanılmıştır. Ancak zamanla, bu ilacı kullanan bazı annelerin çocuklarında ciddi uzuv kısalıkları, eksiklikleri ve yapısal doğum kusurları görülmeye başlanmıştır.
Davanın merkezinde iki çocuk vardı: Jason Daubert ve Eric Schuller. Her iki çocuğun annesi de hamilelikleri sırasında sabah bulantıları için Bendectin kullanmıştı ve her iki çocuk da ciddi uzuv anomalileriyle (kollarda ve bacaklarda gelişim bozuklukları) dünyaya gelmişlerdir. Çocuklar ve aileleri, Merrell Dow şirketine tazminat davası açmıştır.
Mahkeme sürecinde dava, tam bir “uzmanlar savaşına” dönüştü. İlacın kusurlara yol açtığını kanıtlamak davacı tarafa (ailelere) düşüyordu.
1. İlaç Şirketinin Savunması
Merrell Dow, tıp dünyasında o güne kadar yapılmış 30’dan fazla epidemiyolojik çalışmayı (insan popülasyonları üzerindeki istatistiksel incelemeleri) mahkemeye sundu. Bu çalışmaların hiçbirinde, Bendectin kullanımı ile doğum kusurları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir bağ bulunamamıştı. Şirketin uzmanlarına göre ilaç güvenliydi.
2. Ailelerin Karşı Savunması
Davacı aileler ise mahkemeye 8 farklı üst düzey uzman çıkardı. Bu uzmanlar şunları öne sürdü:
- Laboratuvarda hayvanlar (fareler, tavşanlar) üzerinde yapılan deneyler ilacın doğum kusuru yarattığını gösteriyordu.
- İlacın kimyasal yapısı (moleküler yapısı), doğum kusurlarına yol açtığı bilinen diğer maddelerle benzerlik gösteriyordu.
- Uzmanlar, ilaç şirketinin sunduğu epidemiyolojik verileri yeniden analiz ettiklerini ve aslında ilacın risk taşıdığını iddia ediyorlardı.
O dönemde (1993 öncesinde), ABD mahkemelerinde bilimsel delillerin kabul edilmesinde 1923 tarihli Frye Standartı uygulanıyordu. Bu kurala göre, bir bilimsel delilin mahkemede kabul görmesi için, ilgili bilim dalında “genel kabul görmüş” (general acceptance) olması gerekiyordu.
Mahkemeler, ailelerin uzmanlarının kullandığı yöntemlerin (hayvan deneyleri ve verilerin yeniden analizi) epidemiyoloji camiasında henüz genel kabul görmediğini söyledi. Mahkemeye göre, insan popülasyonu üzerindeki devasa çalışmaların yanında bu yöntemler zayıf kalıyordu. Hakem heyeti, ailelerin uzman görüşlerini kabul edilemez delil saydı ve davayı düşürdü.
Aileler pes etmedi ve davayı ABD Yüksek Mahkemesi’ne taşıdı.
Yüksek Mahkeme’nin Tarihi Kararı ve Standartların Doğuşu
ABD Yüksek Mahkemesi 1993 yılında oy birliği ile alt mahkemenin kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, 1923’ten kalma Frye Standartı’nın (genel kabul kriterinin) modern bilim dünyası ve yeni Federal Delil Kuralları karşısında çok katı ve demode kaldığını belirtti.
Yüksek Mahkeme şu tarihi tespiti yaptı: Bir yöntemin henüz genel kabul görmemiş olması, onun mutlaka çöp bilim (junk science) olduğu anlamına gelmez. Yeni, özgün ama bilimsel olarak geçerli yöntemler de mahkemeye girebilmelidir.
Ancak kapıları tamamen açmak, şarlatanların da mahkemeye doluşmasına neden olabilirdi. Bu yüzden mahkeme hâkime tarafların mahkeme salonuna getirmek istediği teknik, bilimsel veya uzmanlık gerektiren delilleri önceden denetleme, eleme ve filtreleme (Gatekeeper) yetkisi vermiştir. Uzmanların güvenilirliğininin denetlemesi için bugün adli bilimlerin temeli olan 5 Daubert Kriterini (Test edilebilirlik, akran denetimi, hata payı, standartlar, genel kabul) ilan etmiştir.
Vakanın Sonucu Ne Oldu?
Yüksek Mahkeme standartları belirledikten sonra, bu yeni kriterlere göre uzmanların tekrar değerlendirilmesi için dosyayı alt mahkemeye geri gönderdi. İlginç bir şekilde, alt mahkeme bu 5 yeni kriteri uyguladığında da ailelerin uzmanlarının yaptığı “yeniden analizlerin” yeterince güvenilir, test edilebilir ve hakem denetiminden geçmiş olmadığını saptadı ve delilleri yine reddetti.
Daubert ailesi davayı nihai olarak kazanamadı ve Bendectin ilacının doğum kusurlarına kesin olarak yol açtığı hukuken kanıtlanamadı (ilaç daha sonra artan dava maliyetleri nedeniyle şirket tarafından piyasadan çekildi). Ancak Jason Daubert’ın açtığı bu dava, dünya hukuk ve adli bilimler tarihine yön veren en büyük miraslardan birini bırakmış oldu.
Daubert Standartları’nın 5 Temel Kriteri
Bir uzman görüşünün mahkemede delil sayılabilmesi için hâkimin şu beş soruyu sorması gerekir:
- Test Edilebilirlik: Teori veya teknik, bilimsel metodolojiyle test edilmiş ve doğrulanabilir mi? (Yanlışlanabilir mi?)
- Akran Denetimi (Peer Review): Bu çalışma veya teknik, hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmış ve diğer bilim insanları tarafından incelenmiş mi?
- Hata Payı: Tekniğin bilinen veya potansiyel hata payı (error rate) nedir ve bu pay kabul edilebilirlik sınırlar içinde midir?
- Standartların Varlığı: Tekniğin uygulanmasını kontrol eden, kabul görmüş operasyonel standartlar ve kılavuzlar mevcut mu?
- Genel Kabul Görme: Bu yöntem, ilgili bilimsel topluluk (örneğin adli balistik veya adli tıp camiası) tarafından genel bir kabul görüyor mu?
“Bilirkişilik ve Daubert Standartları” öğesine 4 yanıt
her adli bilimcinin iyi bilmesi gereken Frye ve Daubert Standartlarını paylaştığınız için teşekkür ederiz hocam 🙏🏻
BeğenLiked by 1 kişi
Faydalı olması dileğiyle.
BeğenBeğen
Vakaların/açılan davaların adli bilimler tarihini nasıl şekillendirdiğini okumak çok ilginç 🙏🏻
BeğenLiked by 1 kişi
Dava süresince ve sonrasında yeterli takip ve kamuoyu ilgisi oluştuğunda mutlaka yeni düzenlemelere temel oluşturmuştur. Bu yüzden adli süreçlerin tüm kesimlerce objektif olarak takibi büyük önem taşıyor.
BeğenLiked by 1 kişi